5 Haziran 2011 Pazar

Rüyalar çıkar bazen.

Başka bir rüyamdayız birlikte. Ve bu rüya biraz mahrem, biraz klişe. 

Olay yeri: Düğün

Benim düğünüm. 
Damadı görmedim. 
Gelinlikler içindeyim. 
Kendi memleketimde, sana yabancı ve sana dair bir iz taşımayan yerdeyim. 

Seni gördüm. 
Kapıdasın. 
Bana doğru yaklaşıyorsun. 
Gözlerin gelinliğimde. 
Beyazlar içindeyim. 
Senin üzerinde takım elbise yok. 
Damat değilsin. 
Konuksun. 
Gelinin geçmişten uzak bir arkadaşısın. 
Başrol senin değil. 
Figüransın.

Yüzüme bakıyorsun uzun uzun
Sonra dayanamayıp öpüyorsun alnımdan.
-Yakışmış gelinlik...
Benim yani gelinin gözünde iki damla yaş beliriveriyor ansızın.
Yüzün o denli hüzünlü ki, gökyüzü olanca haşmetiyle üstümüze yıkılacak gibi. 
Siliyorsun gözümün yaşını.
-Olmazdık biz zaten diyorsun. 
Benim düğünümde, o mutlu günümde bana giydiriyorsun bu lafı. 
Ben damadın, esas oğlanın yanına gidiyorum
Sen orda kalıyorsun.
Alalede bir insan gibi.
Diğer önemsiz konuklar gibi. 

Rüya bitiyor, uyanıyorum. 
Bu sahnenin gerçek olabileceğini biliyorum.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder